Türkiye’nin en sıradışı şefinin lezzet şölenine davetlisiniz…

Türkiye’nin en sıradışı şefinin lezzet şölenine davetlisiniz…

Etleri, balıkları, sebzeleri, hamurişlerini ve tatlıları sızma zeytinyağı ve halis tereyağı kullanarak olabilecek en lezzetli biçimde pişirip düzgünce sunmak… Bunlar için en iyi malzemeleri yurdun dört yanından bulup getirmek, nezih bir restoran ortamında, çok da uçuk fiyatlar koymadan servis etmek… Öyle herkesin de ayılıp bayılmadığı kelle, beyin, dil, uykuluk gibi sakatatları menünün başköşesine oturtup risk almak… Şarap fiyatlarını da olabildiğince uygun tutarak, restoranını orta sınıf için erişilir kılmak… Ve bütün bunları meslekten bir şef olmadığı halde, kuyumculuk ve tekstil sektörlerinde geçen uzun yılların ardından aşçı önlüğünü 56 yaşında giyerek yapmak…

Kulağa mucize gibi gelen bu saydıklarımın hepsini başaran kişi, İstanbul’un Kadıköy yakasında, Caddebostan’daki Nazende Cadde adlı restoranın kurucusu Uluç Sakarya. Tüm bunlara rağmen de alçakgönüllü; kendini öne çıkarmayı, medyada yer almayı sevmiyor, işine bakıyor. Sınırlı bir çevrede tanınsa da bu ona yetiyor, nitekim restoranında 1,5 – 2 aydan önce yer bulunmuyor, rezervasyon isteyenler bekleme listesine yazılıyor.

Uluç Şef’in bir özelliği de, “protein tutkunu” olması. Sebzeli yemekler ve mezeler de yapsa bile, asıl aşkı et, balık ve sakatatlara. O yüzden de Pazar günlerini bunlara ayırıyor, o haftanın en iyi ve taze malzemelerinden bir “Gurman” (yani obur!) menüsü hazırlıyor. Zaten restoranında sabit bir menü yok, menü her gün el yazısıyla yenileniyor.

“Yemekten anlayanı ve seveni ben de sever ve baştâcı ederim” diyen Uluç Sakarya, restoranının tüm doluluğuna ve sınırlı kapasitesine rağmen bir Pazar akşamını (21 Nisan Pazar’ı) Gusto Kulüp Yemeği’mize ayırdı. Sanırım, gastronomi dünyamızın önderi Tuğrul Şavkay’ın “Deli deliden, imam ölüden hoşlanır” düsturu bir kez daha gerçek oldu.

20 yıldır en saygın mekânlarda onlarca kez düzenlediğimiz Gusto Kulüp Yemekleri’nin ikinci kez bir Pazar akşamı yapılacak bu yenisinde neler mi sunulacak? Doğrusu iki lezzet dışında sürpriz. Bunların ilki, fotoğraftaki gibi mevsimin semiz oğlağının fırın kebabı… İkincisi de geçip giden Ramazan ayında iyisine hasret kaldığımız hakikî bir güllaç… Uluç Sakarya “Karadan, havadan ve denizden gideceğim” tüyosuyla etlere, kanatlılara, balık ve deniz ürünlerine de atıfta bulunuyor. “Menünün tamamını ancak o sabah belirleyebilirim. Ama bana güvenin, sizi çok mutlu kılacağıma, en iyi şekilde doyuracağıma inanın” diye de ekliyor. Ben de buna kefil oluyor ve bir fikir sahibi olunması için Uluç Şef’in son haftalardaki gurman menülerinden birini duyuruyorum:

Taze Bahçe Salatası
Beyin Söğüş
Dana Dil Söğüş
Tereyağlı Yaprak Ciğer
Uykuluk Şiş
Böbrek Şiş
Kuzu Kelle Tandır
Gökçeada Kuzu Böbrek ve “Billûr” Sote
Atom Kokoreç Mangal
İzmir Kokoreç Mangal
Nohutlu işkembe yahnisi
İlikli Dana Paça Kuzu Kelle Çorba
Terbiyeli Kuzu Küşleme
Nazende Soslu Köfte

 Bir başka günün menüsünde ise Kalamar Tava, Kalamar Izgara, Kalkan Tava, Torik Tuzlama ve Mavi Kuyruk Karides Söğüş, Tereyağlı Mavi Kuyruk Karides, Düve Döş Kavurma, İç Pilavlı Kuzu İncik ve Kaburga Etinden Lahmacun yer alıyor. Kısacası, insanın kendisini şefe teslim etmesi -ve o gün öğle yemeğini pas geçerek midesinde bunlara yer bırakması-  “menfaati icabı”…

Kulağa kaba gelen ama ustaca pişirildiği için insana ağırlık vermeden zevkle tadılıp hazmedilen bu yemeklerin yanında da, incelikli şaraplara ihtiyaç olduğu ortada… Gusto Kulüp Yemeği’nde bu şaraplar ise, şarap dünyamızın yeni yıldızlarından Denizli-Çal’daki Kuzubağ’ın çoğu yörenin Çalkarası üzümlerinden yapılma şarapları olacak. İki yıl önce piyasaya çıkar çıkmaz ödülleri toplayan bu şaraplar, aslında 20 yıllık bir çabanın ürünü. Kendisi de kuruluşundan bu yana Gusto Şarap Kulübü’nün üyesi olan işadamı Salih Kuzu, yıllarca bağcılık yaptı, üzümleri Kayra’nın Vintage serisi gibi prestijli şaraplara hayat verdi. Bağları olgunlaşıp bağcılıkta ustalaştığına kanaat getirince de şaraphanesini kurup kendi markasıyla üretime geçti. İşte o akşam aralarında Çalkarası üzümünün ilk beyaz denemesi de olmak üzere dört iddialı Kuzubağ şarabını tadacak, bir yandan da Salih Bey ve şaraphaneyi yöneten kızı Aslı Kuzu’dan şarap serüvenlerini dinleyeceğiz.

Kuşkusuz tüm Gusto Kulüp Yemekleri’nin vazgeçilmezi olan aperitif ve dijestif ikramları da ihmal edilmeyecek. Konuklar gelir gelmez, hoşgeldiniz içkisi olarak ülkemize çok yeni gelen, ünlü Tennessee viskisi Jack Daniel’s’ın hükümet kontrolünde üretilen 50 derecelik “bonded”ını ve yine “Jack Amca”nın elmalı viskisi Tennessee Apple’ı tadacağız. Tok içim isteyenler bonded’a, ferahlamak isteyenler ise buzluktan çıkacak Apple’a “yazılabilecek”

Yemekte ise kendimizi tam bir bir lezzet bombardımanına bırakacağız. Bu aşamada da, gelecek tabaklarla birlikte Kuzubağ’nın en iddialı şaraplarından şu paleti tadacağız:

Kuzubağ Çalkarası Beyaz 2022
Kuzubağ Çalkarası – Kalecik Karası Roze 2022
Kuzubağ Çalkarası Kırmızı 2022
Kuzubağ Hemhal (Bordo Kupajı) 2022

 Yemekleri çok iyi birçok restoranda tatlılar biraz zayıftır. Nazende de ise öyle değil… Uluç Şef çoğumuzun bir çocukluk anısı olan, belki yıllardır yemediğimiz basit görünen pastane tatlısı Supangle’yi Belçika çikolatası kullanarak öyle bir yapıyor ki, parmakları yedirtiyor… Tabii dileyen şefin aslına uygun tarifle, annelerimiz gibi yaptığı güllaç’ı, dileyen de Gaziantep’ten, ünlü bir baklavacıdan günlük gelen mis gibi sadeyağlı burma kadayıfı tadabilecek.

Bu tip yemeklerin finalleri biraz zordur… Çünkü böyle büyük lezzet patlamalarının ardından, “vitesi” birden düşüremezsiniz. Narin ve zarif bir içki bu ağırlığın altında ezilebilir. Dolayısıyla “çivi çiviyi söker” prensibi doğrultusunda, hazmettirici içkiyi de ağırca ve tok içimli bir kategoriden seçmelisiniz.

Biz de öyle yapacak, kahveler höpürdetildikten sonra konuklara ABD’nin butik burbonlarından, tıpkı İskoç maltları gibi armut biçimli bakır imbiklerde damıtılmış Woodford Reserve’i sunacağız. Konyak kadehlerinde sek içilmeye lâyık bu viskiyi tercih etmeyenler ise, Jack Daniel’s’ın bu kez tarçınlısını, Tennessee Fire’ını yudumlayabileçek. Bu iki baskın lezzetli içki maruz kalacağımız lezzet fırtınasını bastıracak, gecenin sonunda damağımızda güzel bir tad bırakacak.

21 Nisan 2024 Pazar akşamı 18.300’da restoranda birer aperitif ikramıyla başlayacak yemeğimizin kontenjanı 40 kişi ile sınırlı. Rezervasyon 0212 237 01 12 – 0212 237 01 17ya da0545 353 96 70 no’lu telefonlardan yaptırılabilecek, kişi başı katılım bedeli ise 4.500 TL olacak.

Yine bir Gusto Kulüp Yemeği’nde, lezzetli aperitif ve dijestiflerin, enfes yemeklerin, güzel içkilerin tadlarını birlikte çıkarmak, en önemlisi de özgün bir mekânda, uygar insanlarla uygar bir ortamın keyfine birlikte varmak dileğiyle…

Mehmet Yalçın


Nazende Cadde
Sembol apt. No: 13/A, Caddebostan Plaj Yolu Sk.
Caddebostan / İstanbul
Tel: 0533 617 02 68

2024-04-04T17:46:08+03:00Tadım tarihi: 4 Nisan 2024|Kategoriler: Kulüp Yemeği|Yorum yok

Türkiye’nin en sıradışı şefinin lezzet şölenine davetlisiniz…

Etleri, balıkları, sebzeleri, hamurişlerini ve tatlıları sızma zeytinyağı ve halis tereyağı kullanarak olabilecek en lezzetli biçimde pişirmek ve düzgünce sunmak… Bunlar için en iyi malzemeleri yurdun dört yanından bulup getirmek, nezih bir restoran ortamında, çok da uçuk fiyatlar koymadan servis etmek… Öyle herkesin de ayılıp bayılmadığı kelle, beyin, dil, uykuluk gibi sakatatları menünün başköşesine oturtup risk almak… Şarap fiyatlarını da olabildiğince uygun tutarak, restoranını orta sınıf için erişilir kılmak… Ve bütün bunları, meslekten bir şef olmadığı halde, kuyumculuk ve tekstil sektörlerinde geçen uzun yılların ardından aşçı önlüğünü 56 yaşında giyerek yapmak…

Kulağa mucize gibi gelen bu saydıklarımın hepsini başaran kişi, İstanbul’un Kadıköy yakasında, Caddebostan’daki Nazende Cadde adlı restoranın kurucusu Uluç Sakarya. Tüm bunlara rağmen de oldukça alçakgönüllü; kendini öne çıkarmayı, medyada yer almayı sevmiyor, işine bakıyor. Sınırlı bir çevrede tanınsa da bu ona yetiyor, nitekim restoranında 1.5-2 aydan önce yer bulunmuyor, rezervasyon isteyenler bekleme listesine yazılıyor.

Uluç Şef’in bir özelliği de, “protein tutkunu” olması. Sebzeli yemekler ve mezeler de yapsa bile, asıl aşkı etlere, balıklara ve sakatatlara. O yüzden de Pazar günlerini bunlara ayırıyor, o haftanın en iyi ve taze malzemelerinden bir “Gurman” (yani obur!) menüsü hazırlıyor. Zaten restoranında sabit bir menü yok, menü her gün el yazısıyla yenileniyor.

“Yemekten anlayanı ve seveni ben de sever ve baştâcı ederim” diyen Uluç Sakarya, restoranının tüm doluluğuna ve sınırlı kapasitesine rağmen bir Pazar akşamını (28 Ocak Pazar’ı) Gusto Kulüp Yemeği’mize ayırdı. Sanırım, gastronomi dünyamızın önderi Tuğrul Şavkay’ın “Deli deliden, imam ölüden hoşlanır” düsturu bir kez daha gerçek oldu.

20 yıldır İstanbul’un en saygın mekânlarında onlarcasını düzenlediğimiz Gusto Kulüp Yemekleri’nin ilk kez bir Pazar akşamı yapılacak bu yenisinde neler mi sunulacak? Doğrusu sürpriz… Uluç Sakarya “Karadan, havadan ve denizden gideceğim” tüyosuyla etlere, ördek gibi kanatlılara, balık ve deniz ürünlerine atıfta bulunuyor. “Menünün tamamını ancak o sabah belirleyebilirim. Ama bana güvenin, sizi çok mutlu kılacağıma, en iyi şekilde doyuracağıma inanın” diye de ekliyor. Ben de buna kefil oluyor ve bir fikir sahibi olunması için Uluç Şef’in son haftalardaki gurman menülerinden birini duyuruyorum:

Taze Bahçe Salatası
Beyin Söğüş
Dana Dil Söğüş
Tereyağlı Yaprak Ciğer
Uykuluk Şiş
Böbrek Şiş
Kuzu Kelle Tandır
Gökçeada Kuzu Böbrek ve “Billûr” Sote
Atom Kokoreç Mangal
İzmir Kokoreç Mangal
Nohutlu işkembe yahnisi
İlikli Dana Paça Kuzu Kelle Çorba
Terbiyeli Kuzu Küşleme
Nazende Soslu Köfte 

Bir başka günün menüsünde ise Kalamar Tava, Kalamar Izgara, Kalkan Tava, Torik Tuzlama ve Mavi Kuyruk Karides Söğüş, Tereyağlı Mavi Kuyruk Karides, Düve Döş Kavurma, İç Pilavlı Kuzu İncik ve Kaburga Etinden Lahmacun yer alıyor. Kısacası, insanın kendisini şefe teslim etmesi -ve o gün öğle yemeğini pas geçerek midesinde bunlara yer bırakması-  “menfaati icabı”…

Kulağa kaba gelen ama çok ustaca pişirildiği için insana ağırlık vermeden zevkle tadılıp hazmedilen bu yemeklerin yanında da, “rüstik” şaraplara ihtiyaç olduğu ortada… Gusto Kulüp Yemeği’nde bu şaraplar ise, ilk rekoltesinden bu yana sadece 15 yıl geçtiği halde İngiltere’nin saygın şarap dergisi Drinks Business tarafından “En iyi Cabernet Sauvignon üreticisi” seçilen, madalyalarının sayısını şimdiden unutan Chamlija Şarapları’ndan sunulacak. Elbette, bu etkileyici serüvenin kahramanı Mustafa Çamlıca da aramızda olacak ve şaraplarının öyküsünü paylaşacak.

Kuşkusuz tüm Gusto Kulüp Yemekleri’nin vazgeçilmezi olan aperitif ve dijestif ikramları da ihmal edilmeyecek. Konuklar gelir gelmez, hoşgeldiniz içkisi olarak ülkemize çok yeni gelen, pek tanımadığımız Kanada viskilerinin en iyilerinden biri, final dinlenmesini eski rom fıçılarında geçirmiş 10 yıllık Pike Creek sunulacak. Kanada viskileri hafiflikleri ve aperitif içime uygunluklarıyla ünlü, o yüzden bu viski bir iştah açıcı olarak yudumlanacak, dileyenler içine -az da olsa- buz da koyacak.

Yemekte ise kendimizi tam bir bir lezzet bombardımanına bırakacağız.

Ancak bu aşamada da, gelecek tabaklarla birlikte Chamlija’nın en iddialı şaraplarından bir paleti tadacağız.

Chamlija Sauvignon Blanc 2023
Chamlija Karasevda Papaskarası 2020
Chamlija Felix Culpa Pinot Noir 2020
Chamlija Istranca Gelini 2020
Chamlija Nev’i Şahsına Münhasır 2019 

şarapları, Mustafa Bey’in coşkulu anlatımlarıyla birbiri ardına damaklarımızı taçlandıracak.

Yemekleri çok iyi birçok restoranda tatlılar biraz zayıftır. Nazende de ise öyle değil… Uluç Şef çoğumuzun bir çocukluk anısı olan, belki yıllardır yemediğimiz basit görünen pastane tatlısı Supangle’yi Belçika çikolatası kullanarak öyle bir yapıyor ki, parmakları yedirtiyor… Tabii dileyen restoranın taş fırınında pişerken kenarı hafifçe ateş görüp karamelize olmuş kaymaklı ayva tatlısını, dileyen de Gaziantep’ten, ünlü bir baklavacıdan günlük gelen mis gibi sadeyağlı burma kadayıfı tadabilecek.

Bu tip yemeklerin finalleri biraz zordur… Çünkü böyle büyük lezzet patlamalarının ardından, “vitesi” birden düşüremezsiniz. Narin ve zarif bir konyak, bu ağırlığın altında ezilebilir. Dolayısıyla “çivi çiviyi söker” prensibi doğrultusunda, hazmettirici içkiyi de ağırca ve tok içimli bir kategoriden seçmelisiniz.

Biz de öyle yapacak, kahveler höpürdetildikten sonra konuklara Türkiye’ye bu ay gelen seçkin bir Karayip romunu, Bumbu’yu sunacağız. Romlarının kalitesiyle ünlü Barbados adasından gelen meşe fıçılarda yıllanmış bu esmer rom, maruz kalacağımız lezzet fırtınasını bastıracak, gecenin sonunda damağımızda güzel bir tad bırakacak.

28 Ocak 2024 Pazar akşamı 18.30’da restoranda birer aperitif ikramıyla başlayacak yemeğimizin kontenjanı sadece 40 kişi ile sınırlı. Rezervasyon 0212 237 01 12 – 237 01 17 ya da 0545 353 96 70 no’lu telefonlardan yaptırılabilecek, kişi başı katılım bedeli ise 4.000 TL olacak.

Yine bir Gusto Kulüp Yemeği’nde, lezzetli aperitif ve dijestiflerin, enfes yemeklerin, güzel içkilerin tadlarını birlikte çıkarmak, en önemlisi de özgün bir mekânda, uygar insanlarla uygar bir ortamın keyfine birlikte varmak dileğiyle…

Mehmet Yalçın


Nazende Cadde
Sembol apt. No: 13/A
Caddebostan Plaj Yolu Sk.
Caddebostan / İstanbul
Tel: 0533 617 02 68

Etleri, balıkları, sebzeleri, hamurişlerini ve tatlıları sızma zeytinyağı ve halis tereyağı kullanarak olabilecek en lezzetli biçimde pişirmek ve düzgünce sunmak… Bunlar için en iyi malzemeleri yurdun dört yanından bulup getirmek, nezih bir restoran ortamında, çok da uçuk fiyatlar koymadan servis etmek… Öyle herkesin de ayılıp bayılmadığı kelle, beyin, dil, uykuluk gibi sakatatları menünün başköşesine oturtup risk almak… Şarap fiyatlarını da olabildiğince uygun tutarak, restoranını orta sınıf için erişilir kılmak… Ve bütün bunları, meslekten bir şef olmadığı halde, kuyumculuk ve tekstil sektörlerinde geçen uzun yılların ardından aşçı önlüğünü 56 yaşında giyerek yapmak…

Kulağa mucize gibi gelen bu saydıklarımın hepsini başaran kişi, İstanbul’un Kadıköy yakasında, Caddebostan’daki Nazende Cadde adlı restoranın kurucusu Uluç Sakarya. Tüm bunlara rağmen de oldukça alçakgönüllü; kendini öne çıkarmayı, medyada yer almayı sevmiyor, işine bakıyor. Sınırlı bir çevrede tanınsa da bu ona yetiyor, nitekim restoranında 1.5-2 aydan önce yer bulunmuyor, rezervasyon isteyenler bekleme listesine yazılıyor.

Uluç Şef’in bir özelliği de, “protein tutkunu” olması. Sebzeli yemekler ve mezeler de yapsa bile, asıl aşkı etlere, balıklara ve sakatatlara. O yüzden de Pazar günlerini bunlara ayırıyor, o haftanın en iyi ve taze malzemelerinden bir “Gurman” (yani obur!) menüsü hazırlıyor. Zaten restoranında sabit bir menü yok, menü her gün el yazısıyla yenileniyor.

“Yemekten anlayanı ve seveni ben de sever ve baştâcı ederim” diyen Uluç Sakarya, restoranının tüm doluluğuna ve sınırlı kapasitesine rağmen bir Pazar akşamını (28 Ocak Pazar’ı) Gusto Kulüp Yemeği’mize ayırdı. Sanırım, gastronomi dünyamızın önderi Tuğrul Şavkay’ın “Deli deliden, imam ölüden hoşlanır” düsturu bir kez daha gerçek oldu.

20 yıldır İstanbul’un en saygın mekânlarında onlarcasını düzenlediğimiz Gusto Kulüp Yemekleri’nin ilk kez bir Pazar akşamı yapılacak bu yenisinde neler mi sunulacak? Doğrusu sürpriz… Uluç Sakarya “Karadan, havadan ve denizden gideceğim” tüyosuyla etlere, ördek gibi kanatlılara, balık ve deniz ürünlerine atıfta bulunuyor. “Menünün tamamını ancak o sabah belirleyebilirim. Ama bana güvenin, sizi çok mutlu kılacağıma, en iyi şekilde doyuracağıma inanın” diye de ekliyor. Ben de buna kefil oluyor ve bir fikir sahibi olunması için Uluç Şef’in son haftalardaki gurman menülerinden birini duyuruyorum:

Taze Bahçe Salatası
Beyin Söğüş
Dana Dil Söğüş
Tereyağlı Yaprak Ciğer
Uykuluk Şiş
Böbrek Şiş
Kuzu Kelle Tandır
Gökçeada Kuzu Böbrek ve “Billûr” Sote
Atom Kokoreç Mangal
İzmir Kokoreç Mangal
Nohutlu işkembe yahnisi
İlikli Dana Paça Kuzu Kelle Çorba
Terbiyeli Kuzu Küşleme
Nazende Soslu Köfte 

Bir başka günün menüsünde ise Kalamar Tava, Kalamar Izgara, Kalkan Tava, Torik Tuzlama ve Mavi Kuyruk Karides Söğüş, Tereyağlı Mavi Kuyruk Karides, Düve Döş Kavurma, İç Pilavlı Kuzu İncik ve Kaburga Etinden Lahmacun yer alıyor. Kısacası, insanın kendisini şefe teslim etmesi -ve o gün öğle yemeğini pas geçerek midesinde bunlara yer bırakması-  “menfaati icabı”…

Kulağa kaba gelen ama çok ustaca pişirildiği için insana ağırlık vermeden zevkle tadılıp hazmedilen bu yemeklerin yanında da, “rüstik” şaraplara ihtiyaç olduğu ortada… Gusto Kulüp Yemeği’nde bu şaraplar ise, ilk rekoltesinden bu yana sadece 15 yıl geçtiği halde İngiltere’nin saygın şarap dergisi Drinks Business tarafından “En iyi Cabernet Sauvignon üreticisi” seçilen, madalyalarının sayısını şimdiden unutan Chamlija Şarapları’ndan sunulacak. Elbette, bu etkileyici serüvenin kahramanı Mustafa Çamlıca da aramızda olacak ve şaraplarının öyküsünü paylaşacak.

Kuşkusuz tüm Gusto Kulüp Yemekleri’nin vazgeçilmezi olan aperitif ve dijestif ikramları da ihmal edilmeyecek. Konuklar gelir gelmez, hoşgeldiniz içkisi olarak ülkemize çok yeni gelen, pek tanımadığımız Kanada viskilerinin en iyilerinden biri, final dinlenmesini eski rom fıçılarında geçirmiş 10 yıllık Pike Creek sunulacak. Kanada viskileri hafiflikleri ve aperitif içime uygunluklarıyla ünlü, o yüzden bu viski bir iştah açıcı olarak yudumlanacak, dileyenler içine -az da olsa- buz da koyacak.

Yemekte ise kendimizi tam bir bir lezzet bombardımanına bırakacağız.

Ancak bu aşamada da, gelecek tabaklarla birlikte Chamlija’nın en iddialı şaraplarından bir paleti tadacağız.

Chamlija Sauvignon Blanc 2023
Chamlija Karasevda Papaskarası 2020
Chamlija Felix Culpa Pinot Noir 2020
Chamlija Istranca Gelini 2020
Chamlija Nev’i Şahsına Münhasır 2019 

şarapları, Mustafa Bey’in coşkulu anlatımlarıyla birbiri ardına damaklarımızı taçlandıracak.

Yemekleri çok iyi birçok restoranda tatlılar biraz zayıftır. Nazende de ise öyle değil… Uluç Şef çoğumuzun bir çocukluk anısı olan, belki yıllardır yemediğimiz basit görünen pastane tatlısı Supangle’yi Belçika çikolatası kullanarak öyle bir yapıyor ki, parmakları yedirtiyor… Tabii dileyen restoranın taş fırınında pişerken kenarı hafifçe ateş görüp karamelize olmuş kaymaklı ayva tatlısını, dileyen de Gaziantep’ten, ünlü bir baklavacıdan günlük gelen mis gibi sadeyağlı burma kadayıfı tadabilecek.

Bu tip yemeklerin finalleri biraz zordur… Çünkü böyle büyük lezzet patlamalarının ardından, “vitesi” birden düşüremezsiniz. Narin ve zarif bir konyak, bu ağırlığın altında ezilebilir. Dolayısıyla “çivi çiviyi söker” prensibi doğrultusunda, hazmettirici içkiyi de ağırca ve tok içimli bir kategoriden seçmelisiniz.

Biz de öyle yapacak, kahveler höpürdetildikten sonra konuklara Türkiye’ye bu ay gelen seçkin bir Karayip romunu, Bumbu’yu sunacağız. Romlarının kalitesiyle ünlü Barbados adasından gelen meşe fıçılarda yıllanmış bu esmer rom, maruz kalacağımız lezzet fırtınasını bastıracak, gecenin sonunda damağımızda güzel bir tad bırakacak.

28 Ocak 2024 Pazar akşamı 18.30’da restoranda birer aperitif ikramıyla başlayacak yemeğimizin kontenjanı sadece 40 kişi ile sınırlı. Rezervasyon 0212 237 01 12 – 237 01 17 ya da 0545 353 96 70 no’lu telefonlardan yaptırılabilecek, kişi başı katılım bedeli ise 4.000 TL olacak.

Yine bir Gusto Kulüp Yemeği’nde, lezzetli aperitif ve dijestiflerin, enfes yemeklerin, güzel içkilerin tadlarını birlikte çıkarmak, en önemlisi de özgün bir mekânda, uygar insanlarla uygar bir ortamın keyfine birlikte varmak dileğiyle…

Mehmet Yalçın


Nazende Cadde
Sembol apt. No: 13/A
Caddebostan Plaj Yolu Sk.
Caddebostan / İstanbul
Tel: 0533 617 02 68

2024-01-17T16:14:45+03:00Tadım tarihi: 17 Ocak 2024|Kategoriler: Kulüp Yemeği|Yorum yok

Boğaz’a karşı Suşi ve Viski şölenine davetlisiniz

“İstanbul Kanatlarımın Altında”…
Boğaz’a karşı suşi ve viski şölenine davetlisiniz

Damak tadı tutkunu değerli dostumuz;

“Park Otel” deyince İstanbul’un köklü semtlerinden Gümüşsuyu’ndaki bu otelin eski günlerine yetişememiş olanlar bile şöyle bir dururlar… Ve Atatürk’ten İngiltere Kralı VIII. Edward’a, Adnan Menderes’ten büyük şairimiz Yahya Kemal’e nice tarihî kişiliğin tercihi olan o muhteşem oteli, o yılları zihinlerinde canlandırırlar. 1930’dan 1979’a kadar hizmet veren otel 1986’da yıkılmış, yerine 2013 yılında bugünkü CVK Park Bosphorus Hotel hizmete girmiştir. Ve 1930’larda Atatürk’ün, 1950’lerde Menderes’in, Yahya Kemal’in karşısında rakılarını yudumladıkları muhteşem Boğaz manzarası, bugünün İstanbullular’ını büyülemektedir. Otel, teras katındaki panoramik manzaralı restoranı “Izaka”yı bu yüzden “Gökyüzü ile deniz arasındaki en güzel” masa olarak tanıtmakta, “İstanbul Kanatlarımın Altında” filmine de bir gönderme yapmaktadır.

20 yıldır kentin en seçkin mekânlarında düzenlediğimiz Gusto Kulüp Yemekleri’nin en yenisini, işte bu geniş ve konforlu terasta yapacağız. Ve bu kez başrolü son yılların en sevilen iki lezzetine, viski ile suşiye vereceğiz…

22 Haziran 2023 Perşembe akşamı, 19.00’da restoranın o akşam grubumuza ayrılmış lounge bölümünde buluşacak, önce birer aperitif alacağız. Johnnie Walker’ın Red Label’ı ile long drink bardaklarında yapılacak “Highball” kokteyli, İngiliz sosyetesinin yaz akşamları ferahlamak için bu kokteyli boşuna tercih etmediklerini gösterecek. Yüksek alkolünden dolayı her zaman yakıcılığıyla bilinen viski, bu kez bol buz, soda ve limon diliminin katkısıyla ferahlatıcı yüzünü gösterecek. 19.30 gibi masalara geçecek, kendimizi Izaka Terrace şeflerinin usta ellerine bırakacağız. İlk tabak, suşilerden zengin bir palet olacak. Japonya’nın bu dünyayı fetheden sevimli yuvarlaklarına ise ağırbaşlı bir viski, Johnnie Walker’ın 12 yıllık Black Label’ı eşlik edecek. Yıllanmış viskinin tok ve güçlü lezzeti; balık, deniz ürünleri, pirinç, yosun, wasabi hardalı, zencefil turşusu ve soya sosu gibi farklı uçlardaki tadların damakta yarattığı fırtınayı dindirecek, deyim yerindeyse “toparlayacak”.

Ardından, Asya’nın ünlü şişleri “Yakitori”ler sökün edecek. Teriyaki soslu ızgara et ve tavuk şişlerin eşlikçisi ise, etlerin füme tadlarını dengeleyecek biçimde Johnnie Walker paletinin en islisi, füme maltlardan harmanlanıp içleri yakılmış fıçılarda dinlendirilmiş Double Black olacak.

Kızarmış karides toplarından oluşan tempuralar ve kızarmış sebzeler ile deniz ürünlerinden kushiage’ler ile sunulacak viski, bu kez biraz daha olgun ve dingin bir rezerv olacak: Johnnie Walker Gold Label… Adını harmanına damgasını vuran Clynelish malt viskisinin altın yataklarından süzülen sularından alan viski, deniz ürünlerinin zarif tadlarını maskelemeden ona eşlik edecek.

Bu protein bombalarının ve zengin sosları ile baharatlarının ardından, elbette tatlı bir final gerekli… Onu da, CVK Park Bosphorus otelinin kardeş kuruluşu Mahizer Patisserie’nin “Midye Dolma” baklava, fıstıklı sarma ve çikolatalı baklavadan oluşan tatlı tabağı koyacak. Elbette yine eşlikçi viskisi, Johnnie Walker’ın zor bulunan sınırlı üretim 18 yıllığı ile birlikte…

Bilindiği gibi Gusto Kulüp Yemekleri’nde her zaman “fine dining” ritüeli harfiyen uygulanır, aperitif ve dijestif keyifleri önemsenir… Yenilenlerin hazmı ve laciverde bürünen büyüleyici Boğaz manzarasına karşı sohbetlerin koyultulması için terasın barına geçilecek, deri koltuklarda viskiler bu kez Nikaragua puroları eşliğinde yudumlanacak.

Gecenin, otelin sürpriz armağanları ile renkleneceğini de ayrıca belirtmeliyiz…

40 kişilik yer bulunan bu sıradışı gastronomik gala için rezervasyon 0212 237 01 12 – 237 01 17 ya da 0545 353 96 70 no’lu telefonlardan yaptırılabilecek. Kişi başı katılım bedeli ise -purolar hariç- 2.500 TL olacak.

Yine bir Gusto Kulüp Yemeği’nde, lezzetli aperitif ve dijestiflerin, enfes yemeklerin, güzel içkilerin tadlarını birlikte çıkarmak, en önemlisi de şık bir mekânda, uygar insanlarla zarif bir ortamın keyfine birlikte varmak dileğiyle…

Mehmet Yalçın

MENÜ

BOĞAZ’A KARŞI VİSKİ & SUŞİ

22 Haziran 2023, Izaka Terrace

Hoşgeldiniz İkramı

Johnnie Walker Highball

*      *      *

Suşi Seleksiyonu

Ebi Nigiri, Shake Maki, Kappa Maki, Somon Nigiri, California Roll, Boston Roll

Johnnie Walker Black Label 12 Years

*      *      *

Yakitori Tare

Teriyaki Soslu Izgara Et ve Tavuk Şişler

Johnnie Walker Double Black

*      *      *

Tempura ve Kushiage

Kızarmış Karides Topları, Kızarmış Paneli Deniz Ürünleri ve Sebzeler

Johnnie Walker Gold Label Reserve

*      *      *

Mahizer Tatlı Tabağı

 “Midye Dolma” Baklava, Çikolatalı Baklava ve Fıstıklı Sarma

Johnnie Walker 18 Years

*      *      *

Kahve
Johnnie Walker Viskileri
 Nikaragua Puroları


Izaka Terrace
İnönü Cad. No:8,
Gümüşsuyu – İstanbul
Tel: 0212.708 38 38
www.izakaterrace.com

2023-06-08T11:35:38+03:00Tadım tarihi: 8 Haziran 2023|Kategoriler: Kulüp Yemeği|Yorum yok

Papermoon’daki Lezzet Buluşmasına Davetlisiniz…

Papermoon’daki Lezzet Buluşmasına Davetlisiniz…

İstanbul’un en ünlü İtalyan restoranında unutulmaz bir lezzet buluşması…

Damak tadı tutkunu değerli dostumuz;

“Papermoon” adını telâffuz ettikten sonra, fazla söze gerek yok sanırız… Akmerkez’in giriş katında 1996 yılında açılan bu şık İtalyan restoranı, tam 27 yıldır iyi mutfağın, zarif servisin ve şık ambiansın adresi… Batılı dergilerin diliyle “celebrity”lerin, ünlü işadamlarının, popüler sanatçıların, yüksek sosyetenin müdavim mekânı.

Papermoon’un Türkiye’de ender rastlanan bu süredeki aralıksız başarısının sırrı ise, tüm klasikliğine rağmen günü yakalaması, kendisini eskitmemesi. Nitekim iki yıl önce sıkı bir transfer yaptı; Lucca ve Cantinery gibi “trend” mekânların mutfaklarını yöneten genç şef Pelin Çakar’ı koordinatör olarak bünyesine katıp yeni bir rüzgâr yakaladı. Bar güçlendirildi, genç ama usta barmenler yeni moda içkileri sunmaya başladı, kahve kalitesi arttı, şarap kavı zenginleşerek butik Türk şaraplarına açıldı, servisin dinamizmi yükseldi, girişteki lounge tamamen yenilenerek ferahlatıldı… Bunlar sayesinde, son yıllarda yaşça biraz yüksek kalan müşteri profili gençleşti.

Yaklaşık 20 yıldır düzenlediğimiz Gusto Kulüp Yemekleri’nin en yenisini, bu yüzden Papermoon’da yapacağız. 12 Nisan 2023 Çarşamba akşamı, restoranın o akşam grubumuza ayrılmış yeni lounge bölümünde buluşacak, önce birer aperitif alacağız. Ünlü şampanya Moët & Chandon’un Arjantin’de kurduğu bağlardan ürettiği Chandon Garden Spritz’lerimizi yudumlarken dostlarla özlem giderecek, biraz da iştahlarımızı açacağız.

Masalara geçtiğimizde ise, restoranın 22 yıllık şefi “Pino” lâkaplı Giuseppe Pressani’nin lezzetleri adeta art arda bir geçit resmi yapacak. Mutfağının zenginliğiyle ünlü Napoli’den gelen şef, Papermoon menüsünde olmayan özel lezzetleri birbiri ardına gönderecek. Gecenin şarapları da özel, o akşam aramızda olacak Doluca’nın üçüncü kuşaktan sahibesi Sibel Kutman Oral’ın bizzat eşleştirdiği Signium Beyaz, Tanit Kırmızı ve Sarafin Meritage, yemekleri taçlandıracak. Henüz şişelenmiş Signium Beyaz 2021, daha piyasaya verilmeden ilk kez bu yemekte tadılacak. “Bilenlerin Bildiği” Tanit’in iyi bir rekolte olan 2019’u ise, Bordo üzümlerinden yapılan kırmızılarımızın artık şrabın başkentinin ürünleriyle yarışır kırata çıktığını gösterecek. Ve Meritage… Kaliforniya’nın yine Bordo’a kafa tutan şarapçılarının, “Merit” ve “Heritage” kelimelerinden yarattıkları yeni kategori. Sarafin’in bu ilk kırmızı kupajı da, Sibel Hanım’ın anlatacağı ilginç öyküsü eşliğinde tadılacak.

Final de, bir Gusto Kulüp Yemeği’ne yakışır çizgide olacak… Tatlıların ardından Küba’nın yeni şaheseri, “romların romu” Eminente tadılacak. Karayipler’in puroları ve romlarıyla ünlü güzel ülkesinin bu en yeni “lüks” romu, şekerkamışından yapılan bu halk içkisinin uzun yıllar kalikeli fıçılarda eskitiliğinde, nasıl yıllanmış konyaklar ya da single malt viskiler ligine çıkabildiğinin bir kanıtı olacak. Elbette, dileyenler hümidorumuzdan seçecekleri Dominik Köy Puroları ile rom keyfini daha da katlayabilecek…

30 kişilik yer bulunan bu sıradışı gastronomik gala için 12 Nisan Çarşamba akşamı 18.30’da buluşulacak ve aperitiflerin ardından 19.30’da masalara geçilecek. Kişi başı katılım bedeli -purolar hariç- 2.500 TL olacak. Rezervasyon, 0212 237 01 12-237 01 17 ya da 0545 353 96 70 no’lu telefonlardan yaptırılabilecek.

Yine bir Gusto Kulüp Yemeği’nde, lezzetli aperitiflerin, enfes yemeklerin, güzel şarapların ve damaklarda iz bırakacak dijestiflerin tadlarını birlikte çıkarmak, en önemlisi de uygar insanlarla zarif bir ortamın keyfine birlikte varmak dileğiyle…

Mehmet Yalçın


MENÜ

İTALYA’DAN SEVGİLERLE…

12 Nisan 2023, Papermoon Restaurant

Şef: Giuseppe Pressani “Pino

Hoşgeldiniz İkramı

Chandon Garden Spritz

ANTIPASTI

ASPARAGI CON FONDUTA DI PARMIGIANO
Ilık Beyaz Kuşkonmaz, Parmesan Fondü

*      *      *

MOSCARDINI IN GUAZZETTO
Tavada Bebek Ahtapot Yahni, Konyak ve Taze Domates Sos;

Doluca Signium Beyaz 2021

*      *      *

PRIMI PIATTI
TORTELLI DI VITELLO IN BRODO
Süt Dana Dolgulu Mini Tortelli, Füme Et Konsome, Toz Parmesan

Doluca Tanit Cabernet Sauvignon – Cabernet Franc 2019

*      *      *

SECONDI PIATTI

GUACIALE DI VITELLO AL FORNO CON PURE DI PATATE
Kırmızı Şarap ile Yavaş Pişmiş Dana Yanak, Parmesanlı Patates Püresi

Sarafin Meritage 2019

*      *      *

DOLCI

SWEET DESSERT TASTING
Şef Pino’nun Tadım Tabağı

Doluca DLC Playa Rose Köpüren 2021

Kahve
Eminente Cuban Rum
 Dominik Köy Puroları


Papermoon

Adnan Saygun Cad.
Akmerkez – Etiler
0212 282 16 16
www.papermoon.com.tr

2023-04-04T13:00:59+03:00Tadım tarihi: 30 Mart 2023|Kategoriler: Kulüp Yemeği|Yorum yok

Fine Dining tarzı Thai yemekleri ile unutulmaz kokteylleri yudumlamaya davetlisiniz

Değerli damak tadı tutkunu dostumuz;

Müşterilerin henüz gelmediği, akşamüzerinin nispeten sakin anlarıydı. Garsonlar masaların örtülerini düzenliyor, komiler çiçekleri tazeliyor, aşçı yamakları da sosların son kontrollerini yapıyorlardı. Mutfağından pek çıkmayan sessiz aşçı, bara doğru ilerledi ve bardakları parlatan barmenin önüne ufak bir kara şişe sürdü:

“Ne bulursan kokteylini yapıyorsun… Bu benim sosumun kokteylini yap da göreyim!”

Yarım saat sonra, bu kez iade-i ziyaret sırası barmendeydi. Mutfağın kapısını araladı ve elindeki bardağı aşçıya doğru uzattı. Üzeri buğulanmış kadehten bir yudum alan aşçı adeta yerinden sıçradı: “Bunu da mı yaptın! Senden korkulur…”

Beyoğlu’nun kimliğini en korumuş bölgelerinden Tepebaşı’ndaki köklü Thai restoranı Çok Çok’un yeni açılan “fine dining” şubesi Çok Çok Pera’da o gün icad edilen bu karışımın adı, Teriyaki kokteyliydi. Asya mutfaklarının bu ünlü sosu o gün bir iddiaya konu olmuş, hafif tuzlu sosun lezzetini başarıyla kokteyle yansıtan barmen de yeni karışımın adına “Teriyaki kokteyli” demişti.

Elbette, Çok Çok Pera her zaman böyle lezzet atışmalarına sahne olmuyor. Bir zamanlar Tayland Kralı’nın da aşçılığını yapan Khun Nuch mutfağında sessiz sedasız çalışıyor. Yarım asırlık meslek hayatını saygın barmen kuruluşlarından aldığı “Ömürboyu Başarı” ödülüyle taçlandıran, yıllarca yaşadığı Frankfurt’ta Cumhurbaşkanları’ndan ünlü Hollywood yıldızlarına nice özel isme servis yapan Barmenlerin Kralı Fatih Akerdem de, barın arkasında bir simyacı gibi iğne ile kuyu kazıyor. İstanbul’un bu yeni yeni duyulan şık restoranında konuklar önce Akerdem’in Ernest Bar’ında soluklanıp birer (hatta bazen ikişer) kokteyl yudumluyor, ardından orkide salonuna geçerek kendilerini şefin usta ellerine teslim ediyor. Ve ne ilginçtir, kokteyllerin tadı damaklarında yer ettiğinden yemeğin yanında da onlardan ısmarlıyor. Dev metropolün müşteri başına en az sek içki ve şarap satılan mekânı burası olsa gerek. Akerdem’in bolca baharat kullandığı ve şeker oranlarını minimunda tuttuğu kişilikli kokteylleriyle, Nuch’un acı-ekşi ve tatlı dozlarını çok iyi ayarladığı egzotik yemekleri birbirlerini tamamlıyor.

İşte açıldığı yaz sonundan bu yana sessiz ve derinden giden bu restoranı ve kulaktan kulağa efsaneleşen lezzetlerini tatmak için, bir Gusto Kulüp Yemeği düzenliyoruz. Ve iki yıl öncesine kadar hemen her ay düzenlediğimiz ama pandemi sürecinde ara verdiğimiz Gusto Kulüp Yemekleri’ni de yeniden başlatıyoruz.

Tepebaşı’ndaki eski ABD Konsolosluğu’nun kütüphane binasında açılan restoranda 21 Şubat Pazartesi akşamı yapılacak Gusto Kulüp Yemeği, mekânın klas dekorlu bar kısmında alınan aperitiflerle başlayacak. Bu yaz sonu Almanya’dan kesin dönüş yapan Akerdem, burada konuklara iki ayrı karışım ikram edecek: Madame Miss Mass ve Blessing Erawan. Konuklar farklı damak tadlarına hitap eden bu votka ve cin kokteyllerine eşlik edecek Asya atıştırmalıklarıyla hasret giderdikten sonra yan taraftaki orkidelerle bezeli şık salona geçilecek. Burada dümeni Khun alacak, Akerdem ise karışımlarıyla onun lezzetlerini taçlandıracak. Sürpriz damak hoşluklarının ardından, ise Tayland’ın ünlü acılı-ekşili karides çorbası Tom Yam’ın şef Khun versiyonu sunulacak. İstiridye mantarı ve sürpriz baharatlarla çeşnilenen bu berrak çorba, sanırız Şubat soğuğunu dindirmede iyi bir rol oynayacak.

İkinci tabak, ülkeye özgü bir “salata” olan Bokchoy eşliğinde ızgara kuzu Bonfile Satay… Bu yemekle Akerdem’in ünlü Asya baharatı, bizim “Demirhindi” olarak bildiğimiz Tamarind ve rom ile yaptığı karamelize ve sek kokteyl “Tamarind Express” gelecek. İnsan bu sıradışı kokteyli yudumlarken, adındaki çağrışımdan da esinle kendini bir James Bond filminin karakteri gibi hissedecek…

Gecenin “Nirvana”sı ise, buharda yasemin pilavı ile sunulan Körili Ördek Panang olacak. Hindistancevizi sütü ve Misket limonu yaprağı gibi çeşni vericileri sayesinde dilin üzerindeki her bir papilla’yı ayrı ayrı tahrik eden bu çarpıcı yemeğe ise, mekânın yıldızı “ultra kompleks” lezzetli Teriyaki kokteyli eşlik edecek.

Tatlı mı? Bu konuda çok iddialı olmayan Tayland mutfağının bol kullandığı Hindistancevizi sütü, tatlıya damgasını vuracak. Bu tropikal “süt”ün içinde yüzen farklı renklerdeki haşlanmış tatlı patates topları, naif ve hafif bir final yaptıracak. Elbette tatlının hemen ardından gelecek, pek çok konuğa kahve siparişinden vazgeçirecek “Café Topkapı”yı da unutmamalı. Rakı kokteylleriyle ilgili dev bir kitabı da bulunan Akerdem’in başrollerinde rakı ve kahvenin bulunduğu bu kokteyli, damaklarda güçlü bir iz bırakacak ve yenilenleri de “toparlayacak”.

Elbette, dileyenler -belki bazıları terasa geçip bir de puro yakarak- sohbet keyfini dünyanın en güzel romlarından Zacapa’nın yudumları ile de sürdürebilecek. Türkiye’de hayli az tanınan gizemli Asya mutfağına her biri birkaç ay önce yaratılmış usta işi özgün kokteyllerin eşlik edeceği bu sıradışı gastronomik galaya, sadece 45 konuk katılabilecek. 21 Şubat Pazartesi akşamı, 18.30’da buluşulacak ve aperitiflerin ardından 19.30’da masalara geçilecek yemeğin kişi başı katılım bedeli –purolar hariç- 900 TL. Rezervasyon 0212 237 01 12-237 01 17 ya da 0545 353 96 70 no’lu telefonlardan yaptırılabilecek.

Beyoğlu’nun nice sırları gizleyen, bir zamanlar Ernest Hemingway’i bile ağırlayan Tepebaşı’nda, Ernest Bar’da aperitiflerle başlayacak egzotik gecede birlikte olmak dileğiyle…

Mehmet Yalçın

MENÜ

TAMARIND EXPRESS’LE YOLCULUK

21 Şubat 2022, Çok Çok Pera Restaurant

Tom Yam Khun (Acılı-Ekşili Karides Çorbası)

–      –      –

Köri Baharatlarıyla Hindistancevizi Sütünde Marine Edimiş Izgara Kuzu Bonfile Satay, Yer Fıstığı Sosu İle
Phad Bokchoy Ruam Mid (İstiridye Sosu ve Sarımsaklı Sebzeler)
Tamarind Exqress Cocktail

–      –      –

Pha Naeno Ped (Körili Ördek Panang) Buharda Yasemin Pilavı ile
Teriyaki Cocktail

–      –      –

Bualoy Samsı (Hindistancevizi Sütünde Tatlı Patates Topları)

–      –      –

Café Topkapı Cocktail

–      –      –

Kahve
Zacapa 23 Sistema Solera Gran Reserva Rom
Dominik Köy Puroları


Çok Çok Pera

Meşrutiyet Cad. N:54/A,
Tepebaşı-Beyoğlu
(0539) 301 34 20
www.cokcokpera.com

2022-02-04T22:59:48+03:00Tadım tarihi: 4 Şubat 2022|Kategoriler: Kulüp Yemeği|Yorum yok
Go to Top